YÖNETİM KURULU BAŞKANI'NDAN

TAKDİM

Kâinata hayranlıkla yönelen her bakış esasında içe dönük bir yolculuktur. Etrafımızı kuşatan biçim ve işittiğimiz sesler, idrakimizde yeni anlamlara kavuşur. Sanat, insan ile varlık arasındaki bu karşılaşmanın en derin, en incelikli ifadelerinden biridir. Sanatkâr, görünenin eşiğinde durarak görünmeyenin izini sürer; ilahi eserdeki ölçüyü, ahengi ve manayı sezmeye çalışır. Kendisi de ortaya bir eser koyar. Öyle ki eser, dış dünyayı tasvir eden bir biçimin ötesinde, sanatkârın kendi hakikatiyle karşılaşmasının bir temsili, onun en yakın şahididir.

İslam estetiği, ilahi nizamın insan idrakindeki akislerinden doğar. Her varlık, nispeti ve hikmetiyle yaratılıştaki bütünlüğe işaret eder. Sanatkâr karşılaşmalar, fark edişler ve iç dönüşlerle derinleşen yolculuğunda bu bütünlüğün izlerini takip eder ve kabiliyeti ölçüsünde var oluşu anlamlandırmaya çalışır. Geleneğin tabiriyle “ayne’l-yakîn”den “hakka’l-yakîn”e uzanan bu süreç başından sonuna bir şahitliktir. Yolun başında taklit vardır. Sanatkâr, kendisinden önce yürünmüş yolları izler; geleneğin dilini, usulünü ve edebini öğrenir. Şahitliği derinleştikçe kendi sesine yaklaşır. Zira hakiki manada görmek, ruhu terbiye eden, insanı dönüştüren bir tecrübedir. Sanatkâr, saflaşma isteği ve birlik arayışı içinde kendi eksiklikleriyle yüzleşir. Bakış, varlığın aynasında derinleştikçe kalp de eşyanın görünen yüzünün ardındaki manaya karşı daha uyanık hâle gelir.

Sanatkârın yolculuğu tereddütler, yanılgılar, aşırılıklar, vazgeçişler ve yeniden başlangıçlarla ilerler. Zor anların kilidi disiplin ve sabırla açılır. Ancak kimi zaman elin mahareti kalbin niyetinin önüne geçer; kimi zaman beğenilme ihtirası hakikat arayışının üzerini örter. Her zorlu aşama tekâmül sürecinde derin bir farkındalığa vesile olabilir. Sanatkârın, gayesiyle arasına giren perdeleri fark etmesi de içsel şahitliğin en kıymetli merhalelerinden biridir. Böyle anlar onun yeniden kendisine döndüğü, yönünü yeniden tayin ettiği bir idrak eşiğidir.

Mutlak kemalin yalnızca Allah’a ait olduğuna şehadet ederek benliğini törpüleyen her sanatkâr, nihayet ıssız çöllerden, çalkantılı sulardan kurtulur. Bir hattın kıvrımında, bir nakşın uyumunda, bir rengin kararında yahut bir nağmedeki arayış, Mutlak Güzel’e teslimiyetle, diğer bir ifadeyle ruha dinginlik veren bir iklimin ebedi nimetleriyle tamamlanır.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Yeditepe Bienali, “Şahit: Varlığın Aynasında Akisler” başlığı altında, İslam estetiğinin öznesi olan sanatkârı ve eserini var eden manevi serüvene dikkat çekiyor. Bienalde bir araya gelen her eser, sahici bir hakikat arayışının seyrine ışık tutan ve bu zahmetli yolculuğun derin izlerini taşıyan bir şahitlik kaydı olarak beliriyor.

Şehrimizin kültür ve sanat hayatında seçkin bir yer edinen Yeditepe Bienali, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da medeniyetimizin gözbebeği Fatih’in eşsiz tarihî mekânlarında ziyaretçilerini ağırlayacak. Bienalimize değer katan sanatçılarımıza ve küratörümüze teşekkür ediyor; sergilenen eserlerin, dış görünüşün ve geçici heveslerin hüküm sürdüğü çağımızda hakikat arayışını sürdüren herkesi yeni düşüncelere ve içsel keşiflere yöneltmesini diliyorum.

M. Ergün Turan
Fatih Belediye Başkanı